Osmanlı Devleti'nin 16. yüzyılda altın çağını yaşayan güçlü donanmasının komutanına Kaptan-ı Derya, askerlerine ise Levent denirdi. Bu dönemde Barbaros Hayrettin Paşa, Piri Reis ve Seydi Ali Reis gibi ünlü denizciler Osmanlı donanmasının başarısında önemli rol oynamıştır.
Osmanlı donanması, güçlü bir donanmaydı ve Akdeniz'de önemli bir rol oynadı.
Osmanlı Devleti, yönetenler ve yönetilenler olmak üzere ikiye ayrılırdı. Bu ayrım, görev dağılımından kaynaklanmaktaydı.
İdari ve askerî alanlarla ilgili görevlilerdir. Örnekler: Sadrazam, Kubbealtı Vezirleri, Yeniçeri Ağası, Kaptan-ı Derya, Beylerbeyi, Sancakbeyi, Subaşı, Sipahi
Eğitim, din ve hukukla ilgili görevlilerdir. Örnekler: Şeyhülislam, Kazasker, Müderris, Kadı, İmam, Vâiz, Müezzin
Bürokrasi ve diplomasiyle ilgili görevlilerdir. Örnekler: Defterdar, Nişancı, Reisülküttap, Kâtipler, Memurlar
Osmanlı Devleti, İslam hukukundan hareketle, ülkesinde yaşayan toplulukları din veya mezhep esasına göre teşkilatlandırarak yönetiyordu. Bu modele Millet Sistemi denir. Bu sistemde farklı din ve mezheplere mensup topluluklar (örneğin Rumlar, Ermeniler, Yahudiler) kendi iç işlerinde özerkliğe sahipti; ancak Osmanlı yönetimine bağlı kalıyorlardı. Her millet kendi dinî ve cemaat işlerini kendi liderleri aracılığıyla yönetirdi. Bu durum, Osmanlı Devleti'nin uzun süreli istikrarına katkıda bulunmuştur. Ancak, zaman zaman bazı kısıtlamalar ve ayrımcılıklar da yaşanmıştır.